18 Şubat 2018 Pazar

“Şimdi b… yedik”

Hattat Emin Barın'ın "şimdi b... yedik" levhası
Facebook kullanıcılarından Necati Güngör, “Şimdi b… yedik” başlıklı paylaşımında, hattat Emin Barın’ın celi sülüs hattıyla yazdığı “şimdi boku yedik” levhasının hikâyesini, Köksal Çiftçi’nin anlatımıyla nakletti. Güngör’ün Çiftçi’den naklettiğine göre levhanın hikâyesi şöyle:

Hattat Emin Barın’a ait olan bu levhada aynen böyle yazıyor: “Şimdi b... yedik.”
Levhanın hikâyesini Köksal Çiftçi anlatıyor:

“İkinci Dünya Savaşı öncesinde Bakırköylü bir Ermeni olan Dr. Peştemalcıyan, ailesiyle Berlin’e yerleşerek orada bir halı mağazası açar. Ancak savaş çıkınca zor günler yaşanır.

Müttefikler, Nazileri yenip Alman kentlerine yöneldiğinde Berlin’e Sovyet askerleri girer. Kent, yağmalanmaktadır. Mağazadaki iki Sovyet askerinden biri, halılarla ilgilenir; öteki, ailenin genç kızına yönelir.

Baba, kızına uzanan askerin bileğini tutar; asker de Peştamalcıyan’ın alnına tabancasını dayar. Olay, bir anda gelişmiştir. Baba, olanları kahrolmuş gözlerle izleyen karısına dönerek Türkçe, ‘Şimdi boku yedik!’ der.

Bu söz karşısında şaşkınlık içine düşen asker, “Ne deding seng?” diye sorar. O sözleri yineleyince asker, Dr. Peştemalcıyan’ın boynuna sarılır ve “Biz kardaşız” der. Çünkü o Sovyet askeri, Tatar asıllı bir Türk’tür. Bu sayede ailenin hayatı kurtulur.

Savaş sonrasında halı mağazasında işler normale döner... Bir gün mağazaya bir Türk gazetecinin yolu düşer. Dr. Peştemalcıyan’la söyleşirler. Peştemalcıyan, hayatlarını kurtaran bu sözün, bir hat levha olarak yaptırılması ricasında bulununca gazeteci, İstanbul’da Emin Barın’a gider; öyküyü anlatır ve levhayı yazmasını rica eder. Barın, biraz tereddütten sonra celi sülüs bir levha hazırlar ve Berlin’e, Dr. Peştemalciyan’a gönderir.”

İşte o levha, bu levhadır…

Necati Güngör (https://www.facebook.com/necati.gungor.3)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder